SOL Parti: Fedakârlık sırası sermayede, özel hastaneler kamulaştırılsın

SOL Parti: Fedakârlık sırası sermayede, özel hastaneler kamulaştırılsın

Read Time:5 Minute, 8 Second

SOL Parti, Salgında Özel Hastaneler başlıklı bir rapor hazırladı. Raporda, özel hastanelerin kamulaştırılması gerektiğini vurgulanarak, “Derhal fedakarlık sırası halkta yok, sermayededir. Bu fedakarlığı ilk olarak ülkenin afiyet sistemini ‘yöneten ’ ve özel hastane sahibi olan Afiyet Bakanı Dr. Fahrettin Koca başlatmalıdır. Medipol, hastanelerini pandemi günlerinde çaresiz kalan yoksul halka açmalı ve ücretsiz sağlık hizmeti sunmalıdır” denildi.

SOL Parti: Fedakârlık sırası sermayede, özel hastaneler kamulaştırılsın

SOL Parti, hazırladığı ‘Salgında Özel Hastaneler ’ başlıklı bir raporu kamuoyuyla paylaştı.

Halkın nitelikli afiyet hizmetine erişemediğinin belirtildiği raporda, sıhhat sisteminin piyasacı yapısı eleştirilerek, “Ülkemiz için felaketin habercisi olan bu tablonun değiştirilmesi, sağlık sisteminin şimdi kamusal bir anlayışa dönüştürülmesiyle mümkündür” ifadelerine yer verildi.

“2009 ’dan beri %13 büyümekte olan sıhhat harcamalarında özel finansmanın payı %19 artmıştır. Toplam sağlık durumu hizmet sunucuları içinde özelin payı %25 ’tir. Özel hizmet sunucuları (2018 verileri) 577 hastanede (%38) 50 bin yatakla (%22) hizmet sunmaktadır. Özel sektör toplam yoğun bakım yataklarının %42 ’ine sahiptir” denilen SOL Parti ’nin raporunda, yurttaşların sağlık durumu harcamalarının arttığına muhabere edilerek, özel hastanelerin kamulaştırılması çağrısı yapıldı.

SOL Parti, bu süreçte fedakârlığı halkın yok, sermayenin yapması gerektiğini kaydederek, “Bu fedakarlığı öncelikle ülkenin sağlık durumu sistemini ‘yöneten ’ ve özel hastane sahibi olan Sıhhat Bakanı Dr. Fahrettin Koca yaparak başlatmalıdır. Medipol hastanelerini pandemi günlerinde biçare kalan fakir halka açmalı ve bedava sıhhat hizmeti sunmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

Raporda öne meydana çıkan kısımlar şu şekilde:

‘SAĞLIK SİSTEMİ DERİN KRİZE SÜRÜKLENDİ ’

“Pandemide sağlık durumu sistemi iktidarın hatalı politikaları sebebiyle derin krize sürüklenmektedir. Yoksul ırk kesimleri teste, ilaca, tedaviye ulaşamamakta, hastanelere kabul edilmeyen millet evlerinde ölmekte, fedakarlığı ile sağlık durumu sistemini ayakta tutan afiyet emekçileri yaşamını kaybetmektedir. Her gün açıklanan pandemi istatistikleri halk nezdinde güvenirliğini kaybetmiş, sahadaki hakikat rakamları yalanlamaktadır. 2003 yılında ‘sağlıkta dönüşüm ’ sürecinin tanıtımında AKP ’nin Sağlık Bakanı; kürek çeken yok, dümen tutan Bakanlığa dönüşeceğiz diyerek özelleştirmeyi savunmuştu. Oysa bugün gelinen noktada dümeni zeka tutamayan Bakanlık, gemiyi alabora etmeye götürmekte; halkı, afiyet çalışanlarını ölüme sürüklemektedir. SOL Parti olarak pandemi sürecinde kar aracına dönüştürülen sağlık sisteminin salgın yayıldıkça nasıl ağır sonuçlara yol açacağını ortaya düzenlemek üzere özel hastaneler raporu hazırladık. Ülkemiz için felaketin habercisi olan bu tablonun değiştirilmesi, sağlık durumu sisteminin şu anda kamusal bir anlayışa dönüştürülmesiyle mümkündür.

‘SAĞLIKTAN MULTİMİLYONERLER YARATILDI ’

2009 ’dan beri %13 büyümekte olan sıhhat harcamalarında özel finansmanın payı %19 artmıştır. Toplam sağlık durumu hizmet sunucuları içinde özelin payı %25 ’tir. Özel hizmet sunucuları (2018 verileri) 577 hastanede(%38) 50 bin yatakla (%22) hizmet sunmaktadır. Özel sektör toplam yoğun bakım yataklarının %42 ’ine sahiptir. Toplam hastane sayısında özelin payı toplamdan 2 kat daha çabuk büyüyerek %37 ’ye yükselmiştir. Özel hastanelerde doktor muayenesi, yatarak tedavi gören hasta sayısı ve ameliyat sayısı her yıl sektör ortalaması üzerinde çoğalma göstererek özel hastane patronlarının karlarına kar katmaktadır. Bu bölge Türkiye ’nin multi milyonerlerini yaratmış, tarikatlar ve cemaatler açısından da anapara birikimini hızla çoğaltmak ve siyasi zor devşirmek için ardına kadar kullanılmıştır. Öyle ama şimdi ilk olarak elde etmek üzere sağlık bakanlarının bir kısmı özel hastane patronudur ve özel sıhhat sektörüne halk kaynaklarını aktaran ve böylece sağlığın özelleşmesinin önünü açan bir dizi hukuki düzenleme AKP iktidarı döneminde gerçekleşmiştir.

‘PANDEMİDE KRİZİ FIRSATA ÇEVİRDİLER ’

Pandemi ile çaba başlıca olarak ulus sıhhat kurumları ile yürütülmüş olup, pandemide özel hastaneler havlu atmıştır. SGK ’nın pandemi bakım paketi ile covid hastalarına bakmaya başlayan özel hastaneler, ayrıntılarıyla ücretsiz olması gereken covidli hastalardan ödenti talep ederek pandemiyi fırsata çevirmişlerdir. Fakat 9 Nisan 2020 de yayınlanan SGK tebliğine kadar covidli hastalardan PCR testi dahil, muayene, tedavi, yatış vb de hiçbir aidat istek edilemez. Ama özel afiyet kuruluşları, deneme yapmaya getirilen kısıtlamalardan nedeniyle çoğalan deneme talebini yanına varılmaz pahada bedellerle karşılamakta ve bir gelir kalemi olarak görmektedirler. Özel hastane yoğun bakım yatakları ise tıbbi gereksinim olmayan (endikasyonsuz) yatışlarla batmış gösterilerek 112 komuta sisteminden kaçılmaktadır. Böylece covid hastası yatırmayan özel hastaneler ‘pak hastane ’ propagandası ile hastane ihtiyacı olan öteki hastaları kendine çekmektedir. Kamu hastanelerinin tamamının pandemi hastanesine dönüştürülmesi ve pandemi dışı hastalara, ameliyatlara kapanması ile kronik hastalıklar, cerrahi ve girişimsel operasyon gereken rahatsızlıklar için sağlık hizmeti almak zorunda kalan yurttaşlar özel hastanelere zoraki bırakılmıştır. Yoklama olmadığından SGK ’ dan aldığı çare bedeli yanına hem hukuki sınırın fazla üzerinde hastadan ek ödenti bölge özel hastaneler halkın çaresizliğinden salgın fırsatçılığı devşirmektedirler.

‘YURTTAŞIN SAĞLIK HARCAMASI ARTIYOR ’

Bu dönem sıhhat hizmet ihtiyacını onarmak için özellere zoraki bırakılan toplumun cepten sağlık durumu harcaması kat be kat artmaktadır. Ertelenemez olan sıhhat ihtiyacını gideremeyen yoksullar ise sağlıksız koşullara mahkum edilmektedir. Ağustos ayı enflasyon verilerine göre ana harcama gruplarında hane halkları harcama gruplarında yıllık değişimin en seri olduğu kalem %14.68 ile afiyet olmuştur. Millet hastanelerinin tamamının pandemi hastanesi olması ve tehlikeli gruplara yönelik sağlığa erişim için planlama yapılmamıştır. Salgında sıhhat harcamasının artmasının nedenleri, yaşlı hastalar, gebeler, hematoloji-onkoloji hastaları, kalp, şeker, böbrek, KOAH vb kronik hastalığı olanlar, acil ameliyat gerekenlerin özel hastanelere yönelmesi ve özel hastanelerin hastalardan %200 ’ü aşan ek ücretler almasıdır. (Yasal olarak SUT bedelinin %200 ’üne değin ek aidat alabilir.) Bu astronomik vergi talebinin nedeni denetimsizliktir.

Bu denetimsizlikle özele aktarılan para kaynağı geçtiğimiz hafta Dünya Göz Hastaneleri patronuna gazetelere başkanlık sistemini öven ilanı verdiren motivasyonu yaratmaktadır.

Ancak; millet özel hastanelere gitmeye mecburi bırakılmamalı, Şehir hastaneleri gibi heybetli hastaneler salgınla mücadeleye ayrılırken, kentin içindeki halk hastaneleri salgın dışı afiyet hizmetlerinin devamı için organize edilmelidir. Özel hastanelerde ‘bıçak parası ’ olarak tanımlanan ölçüsüz ek ücrete, para ile deneme yapılmasına anında son verilmeli, SGK tarafından özele kaynak aktarımı durdurulmalı, Türkiye sıhhat gücü tek elden planlanmalıdır. VİP hasta uygulaması sonlandırılmalı halka eşdeğer, parasız sağlık hizmeti sunulmalıdır. Bu süreçte ülkemizin gerçekleriyle hiçbir şekilde bağdaşmadığı halde Dünya Bankası, IMF tarafından dayatılan ve adamakıllı ideolojik, politik güdülerle uygulanan özelleştirmeci “Afiyet Reformu” politikalardan vazgeçilerek kamucu sağlık durumu politikalarına dönülmelidir.

Özel hastaneler ve sağlık kuruluşları millet denetimine alınmalı, pandemi boyunca halka bedava afiyet hizmeti vermelidir. Özel hastaneler kamulaştırılmalıdır.

‘ÜCRETSİZ SAĞLIK HİZMETİ SUNULMALI ’

Şu Anda fedakarlık sırası, işsizlik, yokluk nedeniyle dinç hayat şartları olmayan, parası olmadığı için ölümle burun buruna yaşayan bugüne dek layık ödemiş olan halkta yok, sermayededir. Bu fedakarlığı ilk olarak ülkenin sağlık durumu sistemini ‘idare eden ’ ve özel hastane sahibi olan Sıhhat Bakanı Dr. Fahrettin Koca başlatmalıdır. Medipol, hastanelerini pandemi günlerinde biçare kalan yoksul halka açmalı ve ücretsiz sağlık hizmeti sunmalıdır.

Bugün tüm ülkede tükeniyoruz, yönetemiyorsunuz diyerek siyah kurdela takan, afiyet emekçilerinin sesini duyuyoruz. Sıhhat emekçilerinin talepleri ivedilikle karşılanmalı, güvenli, güvenceli insanca egzersiz koşulları sağlanarak yaşatmaları için yaşamaları sağlanmalıdır.”

Raporun tamamını okumak için tıklayın.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %